Hayatınızın aşkıyla berabersiniz ve onu asla kaybetmek istemiyorsunuz. Peki bunun için çaba sarf ediyor musunuz?
Aşkın geçici bir duygu olduğu ağızlardan düşmese de siz onlara aldırmayın. Aşkınızı, tüm bu hayat koşullarına rağmen ayakta tutmak sadece sizin elinizde. Eğer yapmanız gerekenleri bilirseniz ömrünüz boyunca ilk günkü gibi aşık kalabilir ve sevdiğiniz kişinin yüzündeki gülümsemeyi her daim görebilirsiniz.
Modern dünyanın şartları dolayısıyla sevgililer ve ya eşler birbirlerini kısıtlı bir zaman aralığında görebiliyor. İlişkide önemli olan beraber olduğunuz süre değil birlikte geçirdiğiniz sürenin kalitesidir. Birlikte geçirdiğiniz zamanın kıymetini bilmelisiniz ve bunun bilincinde olduğunuzu göstermelisiniz. Örneğin işten döndünüz yemek yediniz hemen ardından televizyon karşısına geçmek yerine, hafif bir müzik açabilir ve hayaller kurabilirsiniz. Birbirinizin renkli dünyasında gezmeyi bilirseniz sevdiğiniz kişinin kalbinde tahtınızı kurarsınız.
Aranızda bir tartışma çıktığında ona hiç tanımadığınız biri gibi davranmak yerine neden kendisini böyle hissettiğini, neden böyle davrandığını anlamanız gerekir. Bunu yapabilmek içinde empati kurmak en doğru yol. Onu zaten çok iyi tanıyorsunuz, kendinizi sevdiğiniz kişinin yerine koymak hiç de zor değil. Emin olun uzun ömürlü ilişkilerin en büyük sırrı bu.
Eşinizle monotonluk çukuruna düşmemek için bir adım atın. Ona küçük jestler yapmak hiç zor değil. Ansızın ona kahve yapabilirsiniz ya da eşiniz yemek yaparken siz de bildiğiniz bir yemeği ona yapabilirsiniz. Bu sürprizler ilişkinizi sürekli alevli tutmaya yarar ve karşı tarafın yüzündeki gülümsemeyi gördüğünüzde siz de mutlu olursunuz. ”Neden bana hiç sürpriz yapmıyor? Beni sevmiyor mu? ” düşüncelerinden kurtulun ve bu ilişkiyi kaybetmemek için jestleri siz yapın.